His Forum

His'lerinize Güvenin


    Cinsel saglık

    Paylaş
    avatar
    Burak_ADM!N
    Admin
    Admin

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1396
    Yaş : 25
    Nerden : İstanbul Velibaba
    Lakap : Bureska
    Kayıt tarihi : 17/02/08

    default Geri: Cinsel saglık

    Mesaj tarafından Burak_ADM!N Bir Cuma Tem. 18, 2008 7:46 am

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma

    Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan Korunma

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH), özellikle nüfusu kalabalık olan şehirlerde daha önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok çeşitli şehirlerden ve hatta ülkelerden, çeşitli kültürlerden gelen insanların fazlaca yaşadığı yerlerde elbette kaçınılmaz olarak bu tür hastalıklar daha fazla görülür.

    Korunma yollarına girmeden önce bu hastalıkların çok kısa bir özetini yapmakta fayda var:

    CYBH başlığı altında toplanan hastalıklar hayatı tehdid eden hastalıklar olabileceği gibi (AIDS ve Hepatit B gibi); hayati tehlikesi olmayan ancak kalıcı hasarlar bırakabilen hastalıklar (erkekte ve kadında kısırlığa neden olan enfeksiyonlar, özellikle kadında kalıcı ağrılar ve diğer jinekolojik belirtilere yolaçan enfeksiyonlar) şeklinde; ya da enfeksiyon süresince çok çeşitli belirtilere yolaçan, kişiyi rahatsız eden ve daha sonra giderek hafifleyen seyir izleyecek şekilde olabilir (kadında vajinit ve bazı sistit türleri gibi).

    CYBH'ler kadının anatomik özellikleri nedeniyle erkekten kadına daha kolay bulaşırlar. Hayatı tehdid eden enfeksiyonlar hariç, diğerleri genellikle kadınlarda daha kolay kalıcı hasar bırakırlar ve daha şiddetli belirtilere neden olurlar. CYBH'lerin önemli bir kısmı kronik seyirlidir, yani bir kez bulaştıktan sonra hiçbir belirti vermese de vücutta enfeksiyon etmeni yaşamaya devam eder. CYBH'ler arasında virüslere bağlı oluşanlar için henüz kesin etkili bir tedavi şekli geliştirilememiştir.

    Tüm bu özellikleri nedeniyle CYBH'ler önemli bir sağlık sorunudur ve bu konuda bilgisi olmayanları daha kolay "vurur".

    Korunma

    Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bireysel düzeyde korunmanın en etkili yolu hastalık riski taşıyan şüpheli kişilerle (hayat kadınları, hayat kadınlarıyla birlikte olduğu bilinen kişiler, çok sayıda partneri olan ya da olmuş kişiler) ilişkiye girmekten kaçınmaktır.

    Ancak unutulmamalıdır ki bariz olarak şüpheli olmayan biriyle beraber olunduğunda da hastalık bulaşabilir. O yüzden ikinci basamak, hakkında bilgi sahibi olunmayan bir kişiyle, ne kadar "temiz" görünürse görünsün, ilişkide prezervatif kullanmaktır.

    Prezervatifler arasında lateks yapılı olan ve spermisit içerenler tercih edilmelidir (spermisitlerin aynı zamanda mikroorganizmaları etkisiz hale getirebilme özellikleri de bulunmaktadır). Prezervatif bir kez kullanılmalı ve ilişki sonrası çıkartıldıktan sonra poşete koyularak atılmalı ve eller sabunlu suyla yıkanmalıdır.

    Prezervatif kullanımı yıllar boyu erkeklerin tekelinde ve inisiyatifinde kalmıştır. Son yıllarda ise kadınların kullanımına uygun olarak geliştirilen prezervatifler Amerika'da ve bazı Avrupa ülkelerinde kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemize de girmiş olan bu ürünlerin çok yakında yaygın olarak kullanılacağını düşünüyorum.

    Ne kadar etkili korunma olursa olsun cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından herkes risk altındadır. Bu hastalıkların çoğunda erken tanı ve tedavi hem kişinin sağlığının tekrar oluşturulması, hem de hastalığın daha çok bulaşmasının engellenmesi açısından önemlidir. Her bireyin CYBH grubunda yeralan hastalıkların genel belirtilerini bilmesi ve aşağıdaki belirtilerden bir veya daha fazlası olduğunda çekinmeden doktora başvurması önemlidir.


    _________________
    First Tuning Yönetim Başkanı
    Sizlere Daha İyi Bir Hizmet Vermek İçin Çalışacağız!..


    avatar
    Burak_ADM!N
    Admin
    Admin

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1396
    Yaş : 25
    Nerden : İstanbul Velibaba
    Lakap : Bureska
    Kayıt tarihi : 17/02/08

    default Geri: Cinsel saglık

    Mesaj tarafından Burak_ADM!N Bir Cuma Tem. 18, 2008 7:46 am

    Cinselliğin Fizyolojisi


    Masters ve Johnson (1966) cinsel yanıtın dört basamaklı bir modelini tanımlamışlardır:



    Uyarılma:



    Uyarılma fiziksel olabileceği gibi cinsel fantaziler gibi psikolojik ya da hem psikolojik hem fiziksel uyarıcılar aracılığıyla sağlanabilir. Kadında vajinal lubrikasyon (ıslanma) ve küçük dudakların kanla dolması ile oluşan uyarılma sonucu erkekte peniste, kadında ise klitoriste ereksiyon (sertleşme) oluşur. Uyarılma birkaç saate kadar sürebilir.



    Plato:



    Uyarılmanın tepe noktasına ulaşması sonucu oluşan bu ikinci basamakta erkekte testisler büyüyerek yükselir; kadında vajinal duvarın dış dörtte üçünde orgazmik platform adı verilen tipik kasılmalar oluşur ve meme büyüklüğü dörtte bir oranında artar. Penis ve vajina hacminin artmasıyla renk değişiklikleri de belirmeye başlar. Plato basamağı 30 saniyeden birkaç dakikaya kadar uzayabilir.



    Boşalma ve orgazm:



    Erkekte semenin (sperm, meni) güçlü bir şekilde dışarı atılması ile boşalma ve çoğu kez orgazm oluşur. Erkek orgazmına prostat, seminal veziküller, vaza deferens ve üretranın 4-5 ritmik kasılması eşlik eder. Kadında vajinanın alt bölümünde istemsiz kasılma ile uterusda güçlü ve sürekliliği olan kasılmalar olur. Dış ve iç anal sfinkterde de kasılmalar oluşur. Ayrıca büyük kas gruplarında istemli ve istemsiz hareketler olur. Kan basıncı yükselir, kalp hızı artar. Orgazm 3-15 saniye sürer ve bilinçte hafif sislenme görülür. Üretradan sıvının geçişi erkeğe doruk doyum duygusunu verir. Prostat bir kez kasıldıktan sonra “boşalmanın kaçınılmazlığı”adı verilen durum oluşmakta ve orgazm bu boşalmaya paralel olarak yaşanmaktadır.



    Çözülme (Rezolüsyon):



    Genital organlardan kanın çekilmesiyle bedenin uyarılma öncesi durumuna dönüşü olup, buna sübjektif bir rahatlama (gevşeme) duygusu eşlik eder. Orgazm oluştuğunda çözülme hızlıdır, ancak bazen 2 ila 6 saat sürebilir. Çözülmenin hızı aynı zamanda cinsel yanıt döngüsünün hangi hızda tamamlandığına bağlıdır. Masturbasyon gibi döngünün hızlı tamamlandığı durumlarda çözülme de hızlıdır. Buna karşın cinsel yanıt döngüsünün uzadığı durumlarda çözülme de yavaş olmaktadır (Hawton 1985). Çözülme döneminden sonra kişiye göre değişen sürelerde refraktör döneme girilir bu esnada yeni bir uyarılma sağlamak mümkün değildir. Erkekte bu dönemin birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürmesine karşın, kadında çoklu ve ardarda orgazm kapasitesi olduğu bilinmektedir.



    Masters ve Johnson cinsel yanıtın fizyolojik döngüsü içindeki evreleri tanımlamakla birlikte, bu döngünün ön koşulu olan “cinsel istek” kavramına değinmemiş, cinsel ilgi ve istek aşamasının tanımlaması daha sonra Kaplan (1979) tarafından yapılmıştır.

    KAYNAK:
    Ancatem www.cinselterapi.com


    _________________
    First Tuning Yönetim Başkanı
    Sizlere Daha İyi Bir Hizmet Vermek İçin Çalışacağız!..


    avatar
    Burak_ADM!N
    Admin
    Admin

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1396
    Yaş : 25
    Nerden : İstanbul Velibaba
    Lakap : Bureska
    Kayıt tarihi : 17/02/08

    default Geri: Cinsel saglık

    Mesaj tarafından Burak_ADM!N Bir Cuma Tem. 18, 2008 7:46 am

    cinsellikte doğru bilinen yanlışlar

    Balığın yanında yoğurt yenmez” gibi aslında hiçbir doğruluğu olmayıp ama günümüzde de efsane gibi süregelen yanlış inançlar vardır.Belki balığın yanında yoğurt yenmese çok bir kayıp olmaz,ancak yenirse de zehirlemez.Ama cinsellikteki batıl inançlar ya da mitler maalesef yıkıcı etki yaparlar ve cinsel hayatı zehir edebilirler.Cinsel sorunların oluşmasında ya da sürmesinde bariz olumsuz etkileri vardır.Örneğin şöyle bir senaryo kuralım.Bir takım günlük sıkıntılarından dolayı aslında o akşam cinselliğe hazır hissetmeyen bir erkek eşinde cinsel istek sezmiştir.Her ikisi de kadının cinselliği başlatmasının doğru olmadığına inandığı için karısının sevişmek istese de bunu söyleyemeyeceğini bilmektedir. Kendisini yorgun ve kafası karışık hissettiği halde çok hoşlandığı eşini kırmamak ve erkeklik imajını korumak için cinsel ilişkiyi başlatmıştır. İlişki sırasında geç sertleşmiş hatta sık olarak sertliğini kaybetmiştir. Kendisi erkeğin her an sekse hazır olduğuna, bunun bir başarı olduğuna, sevişme sırasında mutlaka penisin sertleşmesi gerektiğine, bir kere sertleşen penisin ilişki boyunca sürekli sert kalması gerektiğine inanmaktadır. Bunları fark etmesi erkeklik imajını yaralamış ve artık cinselliğe kendini vermek bir yana adeta kendisini adeta sevişirken izlemekte ve aklından neden olmuyor ben zayıf mıyım soruları geçmektedir.Kadın da erkeğin penisinin sertleşmesindeki zorlukları fark edip artık erkeğinin kendisinden hoşlanmadığını düşünmektedir. Kadının yüzü asılmıştır. Hatta erkeğinin dalgın olduğunu görüp aklından başka bir kadını geçirdiğini düşünmektedir. Çünkü kadın da erkeğin her an sekse hazır olması gerektiğine,sertleşmenin ancak erkeğin eşine olan ilgisinin kaybolmasıyla kaybolacağına inanmaktadır.Kadının yüzündeki ifadeyi fark eden erkeğin karısını mutlu edemediğini görmesiyle başarısızlığı kanıtlanmış gibi hisseder. Artık erkek yetersiz başarısız, kadında erkeğini kendisine bağlayamayan başarısız ve yetersiz bir kadındır. Erkek kadına duygularını açamaz çünkü erkek güçlüdür ve duygularını açmamalıdır. Kadın da henüz emin olamadığı için susmaktadır. Bu sevişme cinsel birleşmesiz bitmiştir.Oysa her fiziksel temas cinsel birleşmeyle, boşalmayla ve orgazmla bitmelidir. Bir sonraki cinsel birleşme deneyimi ise tam bir fiyaskodur.Çünkü artık bedenler çıplak olsa da ruhlar bunu algılayamamakta, çift keyif almaya değil sınava hazırlanmaktadır.Çıplak bedenler çok yakın olsa da cinsellik ve haz çok uzaklardadır.

    dik GÖRÜLEN YANLIŞ İNANIŞLAR:



    Erkek her zaman seks ister ve her zaman sekse hazırdır.
    Cinsel ilişkiyi daima erkek başlatmalıdır.

    Cinsel ilişkiyi kadın başlatıyorsa bu kadının azgın ve tehlikeli olduğunu gösterir.

    Sevişme cinsel birleşmeye eşittir;bunun dışındaki aktivitelerin pek önemi yoktur.

    Erkeğin penisi sertleştiğinde en yakın zamanda boşalmalıdır (tercihan vajina içine).

    Sevişme her zaman doğal ve kendiliğinden olmalıdır,sevişme hakkında konuşmak veya düşünmek onu bozar.

    Tüm fiziksel temaslar cinsel birleşmeyle tamamlanmalıdır.

    Erkekler duygularını belirtmemelidir.

    Her erkek her kadına nasıl zevk vereceğini bilmelidir.

    Seks ancak her iki eşin birlikte orgazm olmasıyla güzel olur.

    Eğer eşler birbirlerini seviyorsa, birlikte seks yapmaktan nasıl zevk alacaklarını da bilirler.

    Cinsel ilişki içinde olan eşler içgüdüsel olarak diğerinin ne düşündüğünü ve istediğini bilirler.

    Mastürbasyon kötü ve zararlıdır.

    Cinsel ilişki sırasında mastürbasyon yanlıştır.

    Cinsel ilişki sırasında erkeğin penisinde sertleşme kaybı eşini çekici bulmadığı anlamına gelir.

    Cinsel birleşme sırasında fantezi kurma yanlıştır.

    Erkek veya kadın sekse hayır diyemez.

    Seks sırasında neyin normal olduğuna ilişkin belirgin ve kesin kurallar vardır.

    Cinsel ilişki sırasında kontrol daima erkekte olmalıdır.

    Erkek cinsellikte mutlaka deneyimli olmalıdır.

    Sevişme ve cinsel birleşme sırasında erkek aktif kadın ise pasif bir rol almalıdır.

    Erkekler daima kadınlardan daha çabuk orgazma ulaşırlar.

    Erkeğin eşi masum ve kutsaldır, daha doyurucu ve tatmin edici seks daha çok fahişelerle yapılmalıdır.

    Cinsel birleşme sırasında fantezi kuran kadınlar genel olarak cinsel yaşantılarında doyumsuzdurlar.

    Eşlerden birinin mastürbasyon yapması evlilik ilişkisinin iyi gitmediğine işaret eder.

    Çiftlerin karşılıklı mastürbasyon yapması cinsel ilişkinin yerini asla tutamaz.



    MODERNLİK MİTLERİ



    Modern bir kadın olmak için orgazm olabilmek gereklidir.

    Modern kadın cinselliği başlatandır.

    Modern kadın cinselliği evlilik öncesi yaşamış olandır.

    Modern kadın olabilmek için cinsel ilişki sırasında kadının eşine bol miktarda bilgi vermesi, yani nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını belirtmesi gereklidir.



    CİNSEL BİLGİ EKSİLİĞİ VE YANLIŞ İNANÇ KARIŞIMI OLANLAR:



    Menopoz (adetten kesilme)kadının cinsel isteklerinde ani bir azalmaya neden olur.

    Gebelikte kadınların cinsel isteği azalır.

    Gebelikte cinsel birleşme doğacak çocuğa zarar verir.

    Adet döneminde kadınlar kendilerine yaklaşılmasından rahatsız olurlar.

    Boşalma olabilmesi için penisin sertleşmiş olması gerekir.

    Erkekler ve kadınlar 60 yaşından sonra cinselliğe ilgilerini kaybederler.

    Erkeklerle kadınların aynı anda orgazm olmaması, erkeğin erken boşaldığını gösterir.

    Erkek her cinsel birleşme sırasında eşini orgazm edebilmelidir.

    Cinsel birleşmenin sık olması eşler arasındaki ilişkinin başarılı olduğunu gösterir.

    Erkekler cinsel ilişkiyi daima kadınlardan daha sık arzular.

    Penis ne kadar büyükse cinsel birleşme kadın için o kadar doyum verici olur.

    Ameliyatla rahmi alınmış bir kadın artık orgazma ulaşamaz.



    VAJİNİSMUSLA İLGİLİ YANLIŞ İNANIŞLAR



    Erkeklik organı (penis) ,kadın cinsel organı (vajina ) nın içine alamayacağı kadar büyüktür.

    Penisin vajinaya ilk girişinde mutlaka çok ağrı olur.

    Penisin vajinaya ilk girişinde aşırı kanama olur.

    Eğer erkek uyarılırsa mutlaka cinsel birleşme ister, bu yüzden cinsel ilişkiye girilemeyecekse ona yaklaşmamak gerekir.

    Cinsel ilişkiye girememe süreci uzarsa evlilik boşanmayla sonuçlanır.

    Cinsel organların görünümü tiksindiricidir.

    KAYNAK:
    ANCETEM www.cinselterapi.com


    _________________
    First Tuning Yönetim Başkanı
    Sizlere Daha İyi Bir Hizmet Vermek İçin Çalışacağız!..


    avatar
    Burak_ADM!N
    Admin
    Admin

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1396
    Yaş : 25
    Nerden : İstanbul Velibaba
    Lakap : Bureska
    Kayıt tarihi : 17/02/08

    default Geri: Cinsel saglık

    Mesaj tarafından Burak_ADM!N Bir Cuma Tem. 18, 2008 7:47 am

    Cocuk cinsel tacizi

    Çocuk ve ergenin cinsel kötüye kullanılması, erişkinin cinsel doyum amacıyla, çocuğu veya ergeni cinsel nesne olarak kullanması şeklinde tanımlanmaktadır. Bu yazıda cinsel kötüye kullanıma uğramış çocuk ve ergenlere klinik yaklaşım ve değerlendirme (öykü, fiziksel muayene, laboratuvar testleri) gözden geçirilecektir.
    Anahtar Kelimeler: cinsel kötüye kullanım, çocuk ve ergen, klinik yaklaşım.

    SUMMARY
    CLINICAL APPROACH TO CHILD AND ADOLESCENT SEXUAL ABUSE
    Child and adolescent sexual abuse may be defined as any sexual contact between an adult and a sexually immature child for the purposes of the adult's sexual gratification. This paper reviews clinical approach and evaluation (history, phsycial exam, laboratory tests) to sexual abuse of children and adolescents.
    Key Words: sexual abuse, children and adolescent, clinical approach.

    GİRİŞ
    Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanım, bir erişkinin cinsel arzu ve gereksinimleri için çocuk veya ergeni cinsel bir nesne olarak kullanması şeklinde tanımlanmaktadır (1). Araştırmacılar, çocuklukta ve ergenlikte cinsel kötüye kullanımın nadir olmadığını düşünmektedir. ABD'de 1976-1986 yılları arasında çocuk koruma kurumlarına bildirilen cinsel kötüye kullanım olgularında dramatik artış gözlenmiştir; 1976'da bildirilen cinsel kötü kullanıma uğramış çocuk sayısı 10.000'de 0.86 iken 1986'da 10.000'de 20.89'a yükselmiştir (2). Bunun sebebi hekimlerin cinsel örselenmeyi tanımada daha duyarlı hale gelmeleri ve bildirimlerin artmasıdır. Tahminlere göre kızların %20'si, erkeklerin %9'u çocukluk ve ergenlik döneminde uygunsuz cinsel davranışlara maruz kalmaktadırlar (3). Yapılan başka bir geniş ölçekli araştırmada ise toplum örneklemindeki her 10 erkek ve her 3 kız çocuktan birinin onsekiz yaşından önce cinsel kötüye kullanıma uğrama riski taşıdığını saptanmıştır. Bunların gerçek oranları tahminlerden daha yüksektir, çünkü bunların tanınmaları zor olmakta ve gizlenmektedir (4). Çocuk ve gençlerde cinsel kötüye kullanım ülkemizde de sanıldığının aksine daha yüksek oranlardadır. Ülkemizde Trakya Üniversitesinde yapılan bir çalışmada aile içi cinsel kötüye kullanımının %1.4 oranında olduğu bulunmuştur (5).
    Cinsel kötüye kullanımda çocuk için bir çok risk etmeni söz konusudur. Ancak bunlar arasında en önemli rol oynayan ailesel etmenlerdir. Çalışmalarda, cinsel kötüye kullanıma güvenli ailesel bağı olmayan bireylerde daha sık rastlandığı gösterilmiştir. Zayıf anne-baba-çocuk ilişkisi, anne ve baba arasındaki zayıf ilişkiler, koruyucu anne ve babanın bulunmayışı cinsel taciz riskini artırmaktadır. Aynı şekilde çocukta bir psikiyatrik bozukluğun bulunması (mental retardasyon gibi) çocuğun cinsel kötüye kullanım riskini artırmaktadır (6, 7). Cinsel kötüye kullanım genellikle aşamalı olarak gelişmektedir. Taciz yapan ilk önce arkadaşça ve dostça davranmakta, sonrasında baştan çıkarma aşaması ile devam etmekte, daha sonra ise sessizce zorlama ve baskı başlamaktadır (3). Cinsel tacize uğramış çocuklarda cinsel örselenmeye uyum sağlama sendromu (child sexual abuse accommadition syndrome) gözlenmektedir (2).

    Bu sendromda sırasıyla şu aşamalar gerçekleşir:

    1. Başlangıçta cinsel kötüye kullanım olayını gizleme (secrecy) söz konusudur. Bu durum, cinsel tacizi yapanın "bu bizim sırrımız, kimseye söyleme!" tarzında yaklaşımı veya tehdidi, çocuğun çevrenin kendisine inanmayacağı endişesi, aile içi bir taciz ise ailenin dağılması endişesi gibi birçok nedenlerden kaynaklanabilmektedir.
    2. Bundan sonraki aşamada çocuk kendini çaresiz hisseder (helplessness).
    3. Daha sonrasında çocuk kendini hapis olmuş (entrapment) hisseder ve sonrasında duruma göreceli uyum (accomadition) sağlar.
    4. Zamanla çocuk veya ergen gücünü toplayarak gecikmiş, çelişkili, içinde bizi ikna edemeyen itirafı (delayed, conflicted, and unconvincing disclosure) gerçekleşir.
    5. Sonrasında tekrar geri çekilme (retraction), hiçbir şey olmamış gibi davranma sergilenir.

    Cinsel kötüye kullanım iki gruba ayrılmaktadır:

    1. Dokunmanın olduğu cinsel kötüye kullanım tipleri: Vajinal, oral, anal cinsel ilişki veya cinsel organların okşanması.
    2. Dokunmanın olmadığı cinsel kötüye kullanım tipleri: Teşhircilik, çocuk önünde masturbasyon, pornografi vs.
    Epidemiyolojik çalışmalar teşhircilik, uygunsuz okşama ve dokunmanın olduğu cinsel kötüye kullanımın en yaygın görülen tipler olduğunu göstermektedir. Bunu masturbasyon ve koitusun olduğu tipler izler. Koitusun olduğu tiplerde olumsuz etkilenme daha fazladır (Cool.

    Klinik görünümler:

    Cinsel kötüye kullanıma uğrayan çocuklar, üç temel belirti ile hekimin dikkatini çeker:

    1. Davranışsal değişiklikler
    2. Genital-rektal veya diğer tıbbi yakınmalar
    3. Uygunsuz cinsel ilişkinin açıklanması
    1. Çocuk ve Ergendeki Davranışsal Değişiklikler:

    Cinsel kötüye kullanıma uğramış çocuk ve ergenlerdeki en özgün davranış belirtileri artmış cinsel dışa vurumlar ve davranım bozuklukları tarzında kendisini göstermektedir. Yapılan çalışmalarda cinsel tacize uğramış çocukların daha sık cinsel davranışlar gösterdiği belirtilmektedir. Bu çocukların yaşına uygun olmayan cinsel davranışlar, teşhircilik, baştan çıkarma veya oyunlarında cinsel içeriğin olması, erişkin veya diğer genç çocuklarla daha sık cinsel ilişkiye girme davranışları gösterdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca bu çocuklarda, aşırı veya açıktan masturbasyon, cinsel organları ile aşırı oynama, yetişkinlere veya çocuklara uygunsuz sarılma ve öpme veya ergenlikte flörte erken başlama sık gözlenmektedir (3, 9-12). Cinsel tacize uğramış çocuklar anksiyete ve depresyon belirtileri, korku, bedensel yakınmalar, uyku örüntüsü değişiklikleri ve kabuslar tarzında sorunlar yaşayabilir (13). Cinsel kötüye kullanıma uğramış erkek çocuklarda en sık görülen davranış tepkisi, saldırgan davranışların gelişimi şeklindedir. Erkek çocuklarda davranım bozukluğunun belirtileri de sıklıkla gözlenmektedir. Kızlarda gözlenen en sık davranış tepkisi ise, özkıyım ve kendine zarar verme davranışlarıdır. Kendine zarar verici davranışlar genellikle vücudunda sigara söndürme, bileğini kesme ve özkıyım girişimleri gibi davranışlar şeklinde kendini göstermektedir (14).

    Tablo I'de cinsel kötüye kullanıma işaret edebilecek davranışsal değişiklikler yeralmaktadır:

    Tablo I. Olası Cinsel Kötüye Kullanıma İşaret Eden Davranışsal Değişiklikler

    Davranım bozuklukları

    Baştan çıkarıcılık

    Fobiler

    Öfke nöbetleri

    Madde kötü kullanımı

    Uyku bozuklukları

    Saldırganlık

    Sosyal çekilme

    Gece kabusları

    Kendine zarar verme

    Depresyon

    Yeme bozuklukları

    Cinsel dışa vurumlar

    Düşük kendilik değeri

    Okul problemleri.


    2. Genital-rektal veya diğer tıbbi yakınmalar:

    Çocukla ilgilenen kişinin cinsel kötüye kullanmaya bağladığı veya hekimin muayene sırasında dikkatini çeken bulgular Tablo II'de sıralanmıştır:

    Tablo II. Muhtemel Cinsel Kötüye Kullanıma Bağlı Tıbbi İşaretler

    Genital, anal veya üretral travma

    Genital veya anal ağrı, kaşıntı, sıyrıklar, kanama

    Tekrarlayan üriner enfeksiyon, cinsel yolla geçen hastalıklar, dizüri, veya akıntı

    Vulvitis veya vulvovajinitis veya anal inflamasyon

    Gebelik

    Karın ağrısı, kronik kabızlık, ağrılı dışkılama

    Enürezis, enkoprezis


    3. Uygunsuz Cinsel İlişkinin Açıklanması:

    Muayeneler sırasında çocuk, cinsel kötüye kullanımı hekime açıklayabilir. Aile içi cinsel kötüye kullanım, aile içinden biri veya komşular tarafından ihbar edilebilir.

    CİNSEL KÖTÜYE KULLANIMA KLİNİK YAKLAŞIM

    Çocukla Görüşme: Çocuktan mümkün olduğu kadar ayrıntılı öykü alınmalıdır. Görüşme sırasında şunlara dikkat edilmelidir:

    Çocuktan öykü alırken çocuk veya ergenle yanlız bulununuz, dostça ilişkili kurunuz ve destekleyici olunuz.

    Tanışma sonrasında neden görüştüğünüzü anlatınız ve görüşmenin amacını açıklayınız.

    Çocuk veya ergen ile aynı düzeyde oturunuz. Görüşmeye arkadaşları, okulu veya ilgileri hakkında yumuşatıcı konuları sorarak başlayınız.

    Ses tonunuzun ve yüz ifadenizin yargılayıcı olmasından kaçınınız.

    Onu tehdit edici konuşmalar yapmayınız. Onun güvenini kazanınız ve konuştuklarınızın ikinizin arasında kalacağına güvence veriniz.

    Başlangıçta açık-uçlu sorular sorunuz. Açık uçlu sorular şu şekilde olabilir: "Birileri sana hoşlanmadığın bir tarzda dokundu mu?", "Birileri senin özel bölgelerine dokundu mu?", " Nasıl oldu?", "Konuyu biraz daha açar mısın?", "Hatırladığın başka birşeyler daha var mı?", "En son olan olayı bana anlatabilir misin?".

    Taciz olayından sonra ağrı, kanama veya idrar yaparken yanma olup olmadığını sorunuz. Taciz yapanın ismini ve tacizin nerede olduğunu öğreniniz.

    Tekrarlayıcı sorulardan kaçınınız.

    Açık uçlu soruların sorulması bitmiş ve hala cinsel taciz olayı açığa kavuşmamışsa, daha özel sorular sorunuz.

    Görüşme sırasında çocuğun davranışlarını gözlemleyiniz ve kaydediniz. Kayıtlarınızı çocuğun ifade ettiği tarzda yazınız.

    Görüşme sonlanırken çocuğa olan şeyleri anlatmasının doğru bir davranış olduğu söyleyiniz.

    Anne baba ile görüşme: Anne baba ile konuşurken çocuğu oyun odasına alınız. Anne baba ile görüşme aile öyküsünü ve gelişimsel tıbbi öyküsünü içermelidir.

    Fiziksel muayene: Cinsel kötü kulanıma uğramış çocukların çoğunda major fiziksel bulgular yoktur: Fizik muayene sırasında şunlara dikkat edilmelidir:

    Cinsel taciz şüphesi olan çocuktan tıbbi öykü alınırken ve fizik muayene yapılırken aceleci davranmamak gerekir. Çocuğa ve ergene nasıl fizik muayene yapılacağı anlatılmalıdır.

    Çocuğun özel bölgelerini çok nazik muayene ediniz. Çocuğun kendi vücudunun bölgeleri için kullandığı sözcükleri tanımlamasını isteyiniz.

    Muayene konusunda ve çocuğun korkularıyla ilgili sorularını cevaplandırınız.

    Muayene sırasında anne-babasının yanında bulunmasını isteyip istemediğini sorunuz.

    Muayene sırasında üzerine örtü örtünüz. Giysilerini çıkarırken odadan çıkarak ona saygılı davranınız.

    Muayene sırasında basit aritmetik soruları, bilemeceler, vb. sorular sorarak gevşemesini sağlayınız, konuşmalarınızla yüreklendiriniz.


    Genitallerin ve anüsun muayenesinde otoskop ve benzeri cihazlar kullanılabilir. Erkek genitallerini ayakta veya yatarak muayene ediniz. Anüsü muayene ederken anal dilatasyon nazikçe yapılmalıdır. Birçok prepubertal kızda vajinal vestibülün, himenin ve dış genitallerin görsel muayenesi yeterlidir. Çoğu kız için en uygun muayene diz-göğüs pozisyonudur. Bu muayenede başparmak ve işaret parmağı ile labialar bilateral olarak tutulur ve dışa aşağıya doğru nazikçe çekip ayırılır. Çocuğun istemsiz olarak pelvik kaslarını kasması nedeniyle vajinal vestibül yapıları görülmeyebilir. Labial traksiyon sırasında çocuğun gevşemesini sağlanmalıdır. Çoğu çocuk diz-göğüs durumunda daha rahat eder. Bu pozisyonda noninvazif olarak posterior himeni, vajinayı, anusu ve sıklıkla serviksi görmek mümkündür.

    Cinsel tacizi takiben fiziksel bulgular:

    Vajen dokusunun esnek ve travma sonrasında iyileşmesinin çabuk olması nedeniyle çoğu olguda fiziksel bulgu yoktur. Vajenin parmakla muayenesi dokuya zarar vermez. Bu nedenle normal genital muayene taciz belirtilerini değiştirmemektedir. Ayırıcı tanıda önemli olan bir durum da kazalara bağlı olarak sıklıkla kızlarda meydana gelen genitallerdeki yaralanmalardır. Ancak kazalara bağlı oluşan genital yaralanmalarında sıklıkla klitoris, mons pubis ve labial struktürler gibi anterior yapılar hasar görür. Genellikle straddle yaralanmalar (ata biner tarzda) asimetriktir ve himen olaya katılmaz. Aksine penetrasyonun olduğu cinsel tacizlerde doku hasarı primer olarak posterior kommissura, fossa navikularis, ve posterior himendedir. Bu nedenle kızlarda cinsel taciz için yapılan fizik muayenede posterior vestibul yapıları üzerinde odaklaşılmalıdır. Penetrasyonlarda genellikle posterior himende U veya V şeklinde yırtıklar olur. Cinsel tacize uğramamış prepubertal çocuklarda normal himenal açıklık vardır. Fakat posterior himen defekt varlığında duhulün olduğu cinsel tacizlerde himenal açıklığın aşırı derece genişlemiş olması tanıya götürücüdür. Erkek çocuklar nadiren anormal bulgu gösterir. Eğer bulgu varsa sıklıkla anus çevresinde yaralanma aranmalıdır. Penil ve skrotal yaralanmalar sık değildir. Akut anal bulgular şunlar olabilir: şişme, kızarıklık, abrazyonlar ve nadiren fissurlardır. Anal laserasyonlar nadiren skar bırakırlar. Kronik ve tekrarlayıcı travmalarda anal deformite veya tag olması, ampullada gaita olmaksızın 30 sn içinde 15 mm den fazla dilatasyon oluşması veya tam dilatasyondan sonra anal katlantılarda kalınlaşma ve düzensizlik gözlenebilir.

    Laboratuvar Bulgular:

    Cinsel yolla bulaşabilecek hastalıklar yönünden araştırılmalıdır. HIV, hepatit B ve sfiliz serolojisi, niesseriya gonore kültürü (vajina, rektum ve boğazdan), klamidiya trakhomatis (vajina, rektum) ve trikomanis vajinalis araştırılmalıdır. Cinsel saldırıya (tecavüz) uğramışlara 72 saat içinde adli jinekolojik muayene yapılmalıdır. Tecavüze uğrayanlarda eğer abdominal duyarlılık veya rijidite var ise vajinal veya rektal perforasyon düşünülmelidir. Vajinal veya rektal kanama varlığında soğuk kompres konmalı yaşam bulguları izlenmelidir. Cinsel saldırıyı takiben adolesanlarda cinsel yolla bulaşıcı hastalıklardan korunma (15): Seftriakson 125 mg tek doz i.m + Metranidazol 2 gr tek doz oral + Oksisiklin 2x100 mg oral 7 gün boyunca verilebilir. Aşılı değilse hepatit B aşısı yapılmalıdır. Post pubertal kızlarda gebelikten korunmak için kontrseptifler verilebilir. Ovral (ethinyl estradiol ve norgestrel) blastosit implantasyonunu engelleyerek etki eder. Önerilen doz ilk 72 saat içinde 2 tablet, 12 saat sonrasında tekrar 2 tablettir. Bulantı en sık görülen yan etkidir.

    Yaşanan olay nedeniyle çocuk ve aile suçlanmamalıdır. Çocuğa kendisinin hatası olmadığı anlatılmalıdır. Çocuklara, bazı çocukların başına da benzer şeylerin geldiği veya gelebileceği anlatılmalıdır. Cinsel kötüye kullanıma uğramış çocuklara uygun yaklaşımın sağlanması, çocuğun olayı çözümlemesi ve sıkıntısıyla başa çıkması konusunda yardımcı olacaktır. Bu sebeble cinsel kötüye kullanım olguları ile karşılaşan hekimler nasıl davranacakları konusunda eğitimli olmalı ve klinik yaklaşımları bilmelidir. Pediatristlerin bu olgularda çocuk ruh sağlığı uzmanlarıyla işbirliği içinde olmaları gerekir.


    _________________
    First Tuning Yönetim Başkanı
    Sizlere Daha İyi Bir Hizmet Vermek İçin Çalışacağız!..



    Sponsored content

    default Geri: Cinsel saglık

    Mesaj tarafından Sponsored content


      Forum Saati Perş. Eyl. 21, 2017 2:22 am