His Forum

His'lerinize Güvenin


    Youtube hakkında computerworld'ün görüşü

    Paylaş
    avatar
    RaZoR
    Süper Moderatör
    Süper Moderatör

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 709
    Yaş : 25
    Nerden : IsTaNbUl
    Lakap : --
    Kayıt tarihi : 17/02/08

    default Youtube hakkında computerworld'ün görüşü

    Mesaj tarafından RaZoR Bir Perş. Haz. 19, 2008 3:03 pm

    Arkadaşlar yanlış anlaşılmasın bu yazı benim değil. Adam son derece haklı bir şekilde yazmış...



    Google veya MSN Live’de, “YouTube Turkey” terimleriyle bir haber araması yapın; “imaj meselesi” derken ne dediğimi çok daha iyi göreceksiniz. Sadece 300 civarında güncel habere konu olduğumu görmekle kalmayacaksınız, bu haberlerin çoğunun, bizi Suriye, Çin ve İran ile aynı kefeye koyuğunu göreceksiniz.

    Suriye, Facebook’u yasaklıyor; gerekçesi: "devlet kontrolü dışında olan grupların sivil hayatı ve davranışları etkileyebileceği" şeklinde açıklanıyor. Türkiye, YouTube’u yasaklıyor; gerekçesi: YouTube sunucularında Atatürk aleyhinde filmler bulunması!
    Önce Ankara, sonra Sivas mahkemesinin yargıçları bu kararı alıyorlar. Yanlış anlaşılmasın; yasa, ne kadar beğenmesek de yasadır ve yasaya uygun ve kesinleşmiş yargı kararı, benim kitabımda da, yasa hükmündedir. Yasalar, uygar ve demokratik hukuk ülkelerinde, yani hukukun en yüksek değer ve tek ölçü olduğu uluslarda, ancak yasalarda öngörülen yolllarla değiştirilinceye kadar da geçerlidir; çiğnenmez; çiğnemeye kalkan sadece kendisine zarar verir!
    Peki ya, yasa bizzat hukuka aykırı ise! İnsan hukukuna?!

    Bunun da çaresi anayasalarda yazılıdır. Yasayı değiştirtmek, siyaset işidir; siyasal eylem gerektirir.
    Siz, IT dünyasının yöneticileri, sadece ekmeğini değil hayat tarzını da IT’ye bağlamış profesyoneller, bu siyasal eylemi yapacak kişiler değilsiniz; fakat bu eylemin oluşmasında, bu tür kararların alınmasında yetkili olan kişi ve kurumların yani siyasal partilerin ve TBMM üyelerinin fikirlerinin oluşumundan tutun, mahkemelere başvuran savcıların ve mahkeme adına karar veren yargıçların olayları yasaya uyarlamada yürüttükleri rasyonalizasyon mekanizmasının teşekkülünde sizin, toplu veya tek başınıza ifade edeceğiniz görüşlerin elbette ki çok ama çok önemi vardır.
    Gerçi son zamanlarda aldıkları kararlarda mahkemeler—kimbilir hangi yanlış anlayışın sonucu olarak vardıkları aciliyet hükmü dolayısıyla—bilirkişi görüşü almaya bile gerek görmemiş bulunuyorlar; ama bu böyle gitmeyecek ve Türkiye içine sokulduğu bu “aman acele bir şeyler yapın; çabuk olun, batıyoruz!” havasından kurtulacaktır. Elbette evrensel hukukun temel taşı olan due-process yasal-usul hukuku, yeniden hakkı olan yeri alacaktır. Ancak şimdi olup bitenin normal sayılmaması, ve usul hukukuna tam riayet sağlandığı zaman da normal olanın bilinebilmesi için şimdiden, olayları, teknolojiyi, kendi carî hukukumuz açısından nasıl görmemiz gerektiğine dair elde bir şeyler bulunması gerekir.
    Önce IT’ci olarak hukukçulara anlatmanız gereken şudur: bir TCP paketinin bir IP noktasından bir başka IP noktasına ulaşmasını engellemin imkanı yoktur! Bunu, onlara, günlük basının ve sokaktaki adamın diliyle “YouTube’u yasaklayamazsınız!” şeklinde tercüme edebiliriz. O zaman şu yazıyı kaleme aldığımda Google’de ulaşabildiğim 299 güncel haberi okuyan IT’ciler nezdinde Türkiye, YouTube’u yasakladığını sanan bir ülke görünümüne sahip olmaktan başka bir şey yapmış değildir. Benim bütün genç arkadaşlarım, Ankara ve Sıvas mahkemelerinin kararı yürürlükte olduğu sırada YouTube’a, şu adresten kolayca giriyorlardı:

    http://anonymouse.org/cgi-bin/anon-www.cgi/http://www.youtube.com

    Ayrıca bu yasaklanmış bir IP’ye ulaşmanın tek yolu da değil; hukukçulara bunu anlatmamız gerekiyor. Sansür, internet öncülerinden John Gilmore’un ifadesiyle internet açısından sadece bir arıza demektir ve Internet onun çevresinden dolaşan bir yol bulur. Ama olan, Internet’i yasakladığını sanan zihniyetin, sizin, bizim, hepimizin adına, ülkemizin uluslararası dünyadaki imajına olur!

    Yüce Atatürk’e bizim ve onu tanıyan herkesin verdiği önemi vermeyen, bırakın onun gibi bir dehaya, sırf temsil ettiği kollektif kişilikten dolayı herhangi bir ülke liderine bile yakışmayacak ifadelerle dolu o kadar çok kitap, gazete, dergi, müzik CD’si, CD-ROM, DVD, ve Blue-Ray Disk var ki dünyada! Hiç birisi hiç bir şekilde ne Ankara, ne de Sıvas’taki yargıçların umurunda olmuyor.

    Ne Türkiye halkını bu yayınlardan korumak gibi bir görevi var Türkiye devletinin, ne bu yayınlara engel olmak gibi bir imkanı!

    Peki iş TCP/IP tabanlı olunca neden herşey değişiyor; neden herkesi bir telaş alıyor; neden herkes bir anda kollektif akl-ı selim denen şeyi yitiriveriyor?
    Ve yitiriyor da ne oluyor?

    Neyi düzeltti Ankara ve Sıvas mahkemelerinin kararı?
    IT gözlüğüyle meseleye bakmadıkça, IT’nin bu konudaki hükmü bilinmedikçe, sanırım ne mevcut yasalar, ne de onları böylesine dar bir zihniyetle yorumlayanlar hiç bir şeyi düzeltemeyeceklerdir. İmajımıza verilen zarar, yanımıza kâr kalacak.
    avatar
    Burak_ADM!N
    Admin
    Admin

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1396
    Yaş : 25
    Nerden : İstanbul Velibaba
    Lakap : Bureska
    Kayıt tarihi : 17/02/08

    default Geri: Youtube hakkında computerworld'ün görüşü

    Mesaj tarafından Burak_ADM!N Bir Perş. Haz. 19, 2008 4:17 pm

    Banane yaa Youtube açılsın ytr


    _________________
    First Tuning Yönetim Başkanı
    Sizlere Daha İyi Bir Hizmet Vermek İçin Çalışacağız!..



      Forum Saati Paz Tem. 23, 2017 12:52 pm